92406 kayıt bulundu.
1. isim , isim , felsefe , felsefe , isim , isim , felsefe , felsefe , Gerçekle çeliştiğini, gerçekliğe uymadığını bile bile tasarlanan şey, hayal gücüyle yaratılmış olan şey, tasni
1. Oyun kişilerini gerçek kişiler ve yapıntı kişiler olarak ikiye ayırabiliriz.
1. Oyun kişilerini gerçek kişiler ve yapıntı kişiler olarak ikiye ayırabiliriz.
2. Bilgi kuramında ve ontolojide gerçeğe uymayan ancak belirli bir kuramsal veya pratik amaç için kullanılması sakıncasız olan tasarım, tasni
1. isim , isim , felsefe , felsefe , isim , isim , felsefe , felsefe , Duyumlar yoluyla gösterilemeyen ve gösterilmeyen her şeyin birer yapıntı olduğunu ancak bu yapıntıların, gerçek olmasalar da düşünme ve yaşamada gerekli olduğunu öne süren görüş
1. sıfat , sıfat , felsefe , felsefe , sıfat , sıfat , felsefe , felsefe , Yapıntı niteliğinde olan, musanna
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Yapıntı ile ilgili, yapıntıya ait
1. Doğrusu, izlediklerimi, yaşadıklarımı yapıntısal bir metinde eritmek istemiş, becerememişim.
1. Doğrusu, izlediklerimi, yaşadıklarımı yapıntısal bir metinde eritmek istemiş, becerememişim.
1. isim , isim , isim , isim , Yapma işi
1. Ne var ki tıpkı temizlik yapışı gibi bu hareketi de tutarlılıktan yoksundu.
1. Ne var ki tıpkı temizlik yapışı gibi bu hareketi de tutarlılıktan yoksundu.
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Yapışkan bir madde ile bulanmış
2. Nemli, rutubetli (hava)
3. Yapışmış
1. Mintanlar, içlikler, fanilalar terden yapış yapıştı.
1. Mintanlar, içlikler, fanilalar terden yapış yapıştı.
1. isim , isim , isim , isim , Yapışkan bir çeşit ot
2. Yapışkan özelliği olan nesne
3. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Arsız, sırnaşık kimse
yapısal dil bilimi, altyapısal, üstyapısal
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Yapı ile, yapılış ile, kuruluş ile ilgili, strüktürel, konstrüktif
1. isim , isim , dil bilimi , dil bilimi , isim , isim , dil bilimi , dil bilimi , Yapısalcılık
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Yapısalcılık görüşü ve yöntemini benimseyen, strüktüralist
1. isim , isim , isim , isim , Bilimin her dalında yapıdan yola çıkarak sonuçlara ulaşma yöntemi, strüktüralizm
2. dil bilimi , dil bilimi , dil bilimi , dil bilimi , Dilin tümüyle bir yapı özelliği gösterdiğini, terimlerin bu ilişkileri belirlediğini ileri süren dil bilimi öğretisi, yapısal dil bilimi
1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Duvarlara, ağaçlara yapışarak yükselen sap türü
yapışık çeneliler
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Bir yere yapışmış olan
1. Zarfa yapışık pullar.
1. Zarfa yapışık pullar.
2. Fizyolojik yönden birbirlerine bağlı olarak doğan
3. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Sürekli bir arada bulunan
1. Yapışık hemşireler gibi dünyaya beraber gelmişlerdi.
1. Yapışık hemşireler gibi dünyaya beraber gelmişlerdi.
4. Dokunan, değen
1. Lavabonun duvara yapışık kıyısının üstüne konmuş bir diş fırçası gösteriyordu.
1. Lavabonun duvara yapışık kıyısının üstüne konmuş bir diş fırçası gösteriyordu.
1. isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , Çengel çeneliler
1. -e , -e , -e , -e , Çabucak yapışmak
1. O hızla gitmiş, surların üstüne yapışıvermiş.
1. O hızla gitmiş, surların üstüne yapışıvermiş.
2. Yapışıp kalmak
Telaffuz : yapışı'vermek
yapışkan balığı, yapışkan otu
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Yapışma özelliği olan
1. Tütün yaprakları sıcakta yapışkan bir su salar.
1. Tütün yaprakları sıcakta yapışkan bir su salar.
2. isim , isim , isim , isim , Yapıştırıcı
1. Zamk bir yapışkandır.
1. Zamk bir yapışkandır.
3. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Gitmek bilmeyen
1. Aynı arabaya binecek kadar pişkin ve yapışkan bir gölge.
1. Aynı arabaya binecek kadar pişkin ve yapışkan bir gölge.